Afetler Coğrafyası Yazdır e-Posta
Engin OK tarafından yazıldı   
Pazar, 02 Kasım 2008 18:04

AFETLER COĞRAFYASI

AFET NEDİR?

Aniden oluşan, başladıktan sonra insanlar tarafından engellenmesi zor, can ve mal kaybına neden olan yıkıcı doğa olaylarıdır. İnsanlar tarafından oluşturulan yine can ve mal kaybına neden olan olaylar ise beşeri afetler olarak değerlendirilir. Doğal veya beşeri afetler farklı gruplarda düşünülmesine rağmen, doğru bir bakış açısıyla değerlendirme yapıldığında hepsinin temelinde doğal dengeyi bozan ve ona kendini yenileme imkânı verecek tüm yolları kapatan insanın başrol oynadığı görülmektedir.

AFET ÇEŞİTLERİ

A-BEŞERİ AFETLER:

Kaynağı büyük oranda insana bağlı olan afetlerdir.

1.Kaynağı insan olan yangınlar

2.Hava kirliği nedeniyle oluşan toplu ölümler

3.İnsanın doğal çevreyi tahribi ile oluşan toprak erozyonu ve sonuçları

4.Su kirliliği sonucu deniz canlılarının ölümü

5.Salgın hastalıklar

B-DOĞAL AFETLER:

Oluşumları büyük oranda tabiat olaylarına bağlı olan afetlerdir.

1.YER KÖKENLİ (JEOLOJİK)AFETLER: Deprem, Heyelan, Kaya düşmesi, Çamur seli, Volkan püskürmeleri

2.METEOROLOJİK AFETLER: Sel-su baskını, Çığ, Don- Aşırı soğuk, Fırtına, Tipi, Dolu, Sis, Aşırı kar, Yıldırım düşmesi, Kuraklık-Aşırı sıcaklık, Orman yangınları. Meteorolojik afetler, atmosfer olaylarının insan açısından yararlı olma sınırını aşmasıyla birlikte afet olma niteliğine sahip olurlar.

AFETLERİN YOL AÇTIĞI SONUÇLAR

Afetler özellikle büyük miktarda insan ve hayvan kaybına neden olmaktadırlar, bunun yanında tarımsal alanlarda büyük zararlara yol açarlar. Özellikle taşkın sahalarındaki tarım arazileri kum, çakıl ve balçık gibi maddelerle kaplanarak verim gücünü büyük oranda kaybeder.

1.İnsan kaybı

2.Hayvan kaybı

3.Konutlarda hasar

4.İş yerlerinde hasarlar

5.Tarımsal ürün kaybı

6.Toprak kaybı

7.Ulaşım hatlarında oluşan hasarlar

8.Haberleşme hatlarında oluşan hasarlar

9.Mülkiyete ait deniz kıyısı, akarsu yatağı gibi alanların yerinin değişmesiyle oluşan hukuki sorunlar

Bunlar Dolaylı Olarak:

İşsizlik, Toplumsal panik, Korku, Fakirlik ve Salgın hastalıkları beraberinde getirmektedirler.

Sonuç olarak;

Afetler, dünyada ve yurdumuzda büyük kısmı coğrafi unsurlardan kaynaklanan olaylar olarak ortaya çıkmakta, insanı etkileyen temel bir sorun olarak coğrafya bilimi içindeki yerini almaktadır.

DEPREM

DEPREM NEDİR:

Yer kabuğunda oluşan hareketlerin ani olarak ortaya çıkan titreşimler halinde çevreye yayılması, geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsmasıdır. Deprem en genel tanımıyla, yer sarsıntısı anlamına gelir. Depremler, yerkabuğunun yerine tam oturmamış, oluşum bakımından genç arazilerinde daha etkili olur. Sebep olduğu mal ve can kayıplarının büyük olması nedeniyle en tehlikeli doğal afet olarak kabul edilmektedir. Yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de oluşacak depremlerde büyük can ve mal kaybına uğramamız kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Yurdumuzun %92'si deprem bölgeleri içerisinde yer almaktadır. Nüfusumuzun %95'i deprem tehlikesi altında yaşamakta,  sanayi merkezlerimizin %98'i ve barajlarımızın %93’ü deprem tehlikesinin büyük olduğu alanlarda bulunmaktadır.

DEPREM KAVRAMLARI

FAY: Yer hareketleri sonucunda yer kabuğunda bükülemeyen sert tabakalarda oluşan kırıklardır.

FAY ÇEŞİTLERİ: Normal faylanma genelde yerkabuğunun yatay çekme kuvveti sonucu oluşur. Ters faylanma basınç kuvveti sonucu oluşur. Yatay sıyırmalı faylanmada, bloklar birbirlerine göre yatay hareket yaparlar. Yatay faylanma hareketinin sağ veya sol atımlı olup olmadığı faya üsten bakılarak anlaşılabilir. Üstten bakıldığında, relatif yer değiştirme sağa doğru ise sağ atılımlı, sola doğru ise sol atılımlı olarak adlandırılır. Normal faylanma arasındaki blok çökerse buna "Graben" (çöküntü) denir. İki ayrı normal faylanma arasında bir yükselti kalırsa buna "Horst" (yükselti) denir.

ODAK NOKTASI-İÇ MERKEZ (HİPOSANTR): Odak noktası yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir. Gerçekte, enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır, fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir

DIŞ MERKEZ (EPİSANTR ) : Odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki noktadır. Burası aynı zamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli hissedildiği noktadır. Aslında bu, bir noktadan çok bir alandır. Depremin dış merkez alanı depremin şiddetine bağlı olarak çeşitli büyüklüklerde olabilir. Bazen büyük bir depremin odak noktasının boyutları yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir. Bu nedenle "Episantr Bölgesi" ya da "Episantr Alanı" olarak tanımlama yapılması gerçeğe daha yakın bir tanımlama olacaktır.

ODAK DERİNLİĞİ: Depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığıdır.  Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma tektonik depremler için geçerlidir.

1.Sığ depremler: Yerin 0–60 km. derinliğinde olan depremlerdir. Sığ depremler dar bir alanda hissedilir, çok büyük hasar yaparlar.

2.Orta derinlikte olan depremler: Yerin 70–300 km. derinliklerinde olan depremlerdir. Daha çok bir levhanın bir diğer levhanın altına girmesiyle oluşur.

3.Derin depremler: Yerin 300 km.den fazla derinliğinde olan depremlerdir. Çok geniş alanlarda hissedilir, yaptıkları hasar azdır. Türkiye’de oluşan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0–60 km. arasındadır.

EŞŞİDDET(İZOSEİST) EĞRİSİ: Depremin etkisiyle aynı şiddetle sarsılan noktaların birleştirilmesiyle oluşturulan eğrilerdir. Bu eğrilerle çizilen haritalara eşşiddet (izoseist) haritası adı verilir.

DEPREM ETKİSİNİN YER İÇİNDEKİ DAĞILIŞI VE EŞ DEPREM EĞRİLERİDEPREM DALGALARI: Deprem anında, blokların ani olarak kayması ile deprem dalgaları üretilir ve bunlar kayaçlar içerisinde odaktan çevreye doğru yayılırlar.

Deprem dalgaları: 1. P,  2. S, 3.Yüzey Dalgaları olarak üç gruba ayrılır.

1. P dalgaları ( Boyuna Dalgalar): Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı, kabuğun yapısına göre 1,5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna paraleldir(Bu yüzden Boyuna Dalgalar olarak ta isimlendirilirler). Yıkım etkisi düşüktür

2. S dalgaları (Enine Dalgalar) : Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı P dalgası hızının %60’ı ile %70’i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (Bu yüzden Enine Dalgalar olarak ta isimlendirilirler). Yıkım etkisi yüksektir

3.Yüzey dalgaları: Dünya'nın yüzeyi boyunca yayılan, P ve S Dalgaları'ndan sonra kayıtçılara gelen ve depremlerde esas hasarı yapan dalgalardır.

ŞİDDET: Herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği noktadaki etkisinin değeridir. Depremin şiddeti, kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi verebilir ancak gerçek şiddet onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkileri ile ortaya çıkar.  Depremin şiddeti,  "Şiddet Cetvelleri"ne göre değerlendirilmektedir. "Deprem Şiddet Cetvelleri" depremin etkisinde kalan canlı ve cansız her şeyin depreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir. Bu cetveller, her şiddet derecesindeki depremlerin insanlar, yapılar ve arazi üzerinde meydana getireceği etkileri belirlemektedir.

MAGNİTÜD: Deprem sırasında açığa çıkan enerjinin değeridir. Magnitüd, 1930 yılında Prof. Charles Richter tarafından bulunan yöntemle ölçülmeye başlanmıştır. Richter ölçeğinde deprem sonunda açığa çıkan enerji ölçülmektedir.

1.Aletsel magnitüd: Standart bir sismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve devir değeri ve alet ölçümleme fonksiyonlarının kullanılması ile yapılan hesaplamalar sonucunda elde edilmektedir.

2.Aletsel magnitüd: Hacim dalgaları ve yüzey dalgalarından hesaplanmaktadır. Genel olarak, hacim dalgalarından hesaplanan magnitüdler (m), yüzey dalgalarından hesaplanan mağnitüdler (M) ile gösterilmektedir. Her iki magnitüd değerini birbirine dönüştürecek bazı bağıntılar mevcuttur.

3.Gözlemsel magnitüd: Değeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilen episantr şiddetinden hesaplanmaktadır. Ancak, bu tür hesaplamalarda, magnitüd-şiddet bağıntısı incelenilen bölgeye göre değişebilmektedir. Gözlemevleri tarafından bildirilen depremin magnitüdü depremin enerjisi hakkında fikir vermez. Çünkü deprem sığ veya derin odaklı olabilir. Magnitüdü aynı olan iki depremden sığ olanı daha çok hasar yaparken, derin olanı daha az hasar yapacağından arada bir fark olacaktır. Yine de Richter ölçeği (magnitüd) depremlerin özelliklerini saptamada çok önemli bir unsur olmaktadır.

SİSMOLOJİ: Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına "SİSMOLOJİ" denir.

SİSMOMETRE (DEPREM ÖLÇER):Depremleri ölçen ve kaydeden bir aygıttır. Deprem sırasında, gelen sarsıntılar, yeryüzüne doğru ilerler; sismometre bu sarsıntıları algılayıp yükseltir ve bunları uygun bir ortama kaydeder.

SİSMOGRAM: Sismometrelerin kayıtlarına sismogram denir.(Deprem sarsıntılarını gösteren çizgi)

ÖNCÜ DEPREM: Büyük bir deprem olmadan önce oluşan küçük sarsıntılardır.

ARTÇI DEPREM: Ana depremin meydana gelmesinden sonra, ortaya çıkan daha küçük sarsıntılar dizisidir.

DEPREM ÇEŞİTLERİ VE SEBEPLERİ:

1.TEKTONİK DEPREMLER: Yer kabuğunu meydana getiren levhaların çarpışması veya birbirinden uzaklaşması sonucunda oluşan titreşimlerin çevreye yayılması ile meydana gelirler. Etki alanı çok geniş olan ve şiddetleri çok yüksek olan depremlerdir. Yeryüzünü etkileyen depremlerin büyük bölümü bu gruba girer.Yurdumuzda oluşan depremlerin tamamına yakını tektonik deprem biçiminde meydana gelmektedir

2.VOLKANİK DEPREMLER:Volkanik olaylar sırasında açığa çıkan gazların oluşturduğu patlamalar sebebiyle, meydana gelen titreşimlerdir. Yanardağların aktif oldukları alanlarda oluşan depremlerdir. Bu nedenle yurdumuzda bu tür depremler oluşmamaktadır.

3.ÇÖKÜNTÜ(GÖÇME) DEPREMLERİ:Çeşitli şekillerde yeraltında oluşmuş olan, karstik erime çukurlarının, kömür ocaklarının ve yeraltı sularının meydana getirdiği boşlukların tavan bölümlerinin çökmesi sonucunda meydana gelen titreşim hareketleridir. Dar alanlarda etkili olan bu depremlerin oluşturdukları şiddet küçüktür.

DİĞER DEPREM ÇEŞİTLERİ:Büyük heyelanlar ve yeryüzüne çarpan meteorlar küçük çaplıda olsa sarsıntıların oluşmasına neden olmaktadırlar.

YURDUMUZDA 1900–2004 YILLARI ARASINDA MEYDANA GELENÖNEMLİ DEPREMLER ŞİDDETLERİ SEBEP OLDUKLARI CAN KAYIPLARI

No

TARİH

SAAT

YER

ŞİDDET

Mag (Ms)

Can Kaybı

Hasarlı Bina

1

29.04.1903

01:46

Malazgirt  (MUŞ)

IX

6.7

600

450

2

09.08.1912

03:29

Mürefte   (TEKİRDAĞ)

X

7.3

216

5540

3

04.10.1914

00:07

BURDUR

IX

6.9

300

6000

4

13.09.1924

16:34

Horasan  (ERZURUM)

IX

6.8

60

380

5

07.08.1925

08:46

Dinar  (AFYON)

VIII

5.9

3

2043

6

22.10.1926

21:59

KARS - ERMENİSTAN

VIII

6.0

355

-

7

31.03.1928

02:29

Torbalı   (İZMİR)

IX

6.5

50

2500

8

18.05.1929

08:37

Suşehri  (SİVAS)

VIII

6.1

64

1357

9

07.05.1930

00:34

TÜRK –İRAN SINIRI

X

7.2

2514

-

10

19.07.1933

22:07

Çivril  (DENİZLİ)

VIII

5.7

20

200

11

04.01.1935

16:41

Erdek  (BALIKESİR)

VIII

6.4

5

600

12

19.04.1938

12:59

KIRŞEHİR

IX

6.6

160

-

13

22.09.1939

02:36

Dikili  (İZMİR)

IX

6.6

60

1235

14

21.11.1939

10:48

Tercan  (ERZİNCAN)

VII

5.9

43

-

15

27.12.1939

01:57

ERZİNCAN

X-XI

7.9

32968

116720

16

13.04.1940

08:29

YOZGAT -KAYSERİ

VIII

5.6

-

1000

17

23.05.1941

21:51

MUĞLA

VIII

6.0

-

200

18

10.09.1941

23:53

Erciş   (VAN)

VIII

5.9

192

600

19

12.11.1941

12:04

ERZİNCAN

VIII

5.9

15

-

20

15.11.1942

19:01

Bigadiç  (BALIKESİR)

VIII

6.1

16

2187

21

21.11.1942

16:01

Osmancık   (ÇORUM)

VIII

5.5

2

150

22

20.12.1942

16:03

Erbaa  (TOKAT)

IX

7.0

3000

32000

23

20.06.1943

17:32

Hendek (ADAPAZARI)

IX

6.6

336

2240

24

27.11.1943

00:20

Ladik  (SAMSUN)

IX-X

7.2

4000

40000

25

01.02.1944

05:22

Gerede-Çerkeş (BOLU)

IX-X

7.2

3959

20865

26

25.06.1944

06:16

Gediz   (UŞAK)

VIII

6.0

21

3476

27

06.10.1944

04:34

Ayvalık  (BALIKESİR)

IX

6.8

30

5500

28

20.03.1945

09:58

Ceyhan-Misis(ADANA)

VIII

6.0

13

2500

29

21.02.1946

17:43

Ilgın (KONYA)

VIII

5.5

12

3349

30

31.05.1946

05:12

Varto-Hınıs (MUŞ)

VIII

5.9

839

3000

31

23.07.1949

17:03

Karaburun (İZMİR)

IX

6.6

7

865

32

17.08.1949

20:44

Karlıova (BİNGÖL)

IX

6.7

450

3500

33

08.04.1951

23:38

İskenderun (ANTAKYA)

VIII

5.8

6

13

34

13.08.1951

20:33

Kurşunlu (ÇANKIRI)

IX

6.9

50

3354

35

03.01.1952

08:03

Hasankale (ERZURUM)

VIII

5.8

41

701

36

22.10.1952

19:00

Ceyhan - Misis (ADANA)

VIII

5.6

10

617

37

18.03.1953

21:06

Yenice (ÇANAKKALE)

IX

7.2

265

6750

38

07.09.1953

05:58

Kurşunlu (ÇANKIRI)

VIII

6.0

2

230

39

16.07.1955

09:07

Söke - Balat (AYDIN)

IX

6.8

23

470

40

20.02.1956

22:31

ESKİŞEHİR

VIII

6.4

1

2819

41

25.04.1957

04:25

Fethiye Rodos (MUĞLA)

IX

7.1

67

3200

42

26.05.1957

08:33

Abant (BOLU)

IX

7.1

52

5200

43

25.04.1959

02:26

Köyceğiz (MUĞLA)

VIII

5.9

-

775

44

23.05.1961

04:45

Fethiye Rodos (MUĞLA)

VIII

6.3

-

61

45

19.09.1963

18:58

Çınarcık (İSTANBUL)

VIII

6.3

1

230

46

30.01.1964

19:45

Tefenni (BURDUR)

VIII

5.7

-

39

47

14.06.1964

15:15

MALATYA

VIII

6.0

8

847

48

06.10.1964

16:31

Manyas (BALIKESİR)

IX

7.0

23

5398

49

13.06.1965

22:01

DENİZLİ

VIII

5.7

14

488

50

07.03.1966

03:16

Varto (MUŞ)

VIII

5.6

14

1100

51

19.08.1966

14:22

Varto (MUŞ)

IX

6.9

2396

20007

52

22.07.1967

18:56

Mudurnu (ADAPAZARI)

IX

6.8

89

7116

53

26.07.1967

20:53

Pülümür (TUNCELİ)

VIII

5.9

97

1282

54

03.09.1968

10:19

Bartın (ZONGULDAK)

VIII

6.5

29

2478

55

23.03.1969

23:08

Demirci (MANİSA)

VIII

5.9

-

945

56

06.04.1969

05:49

Karaburun (İZMİR)

VIII

5.9

53

3072

57

28.03.1970

03:48

Alaşehir (MANİSA)

VIII

6.5

53

3072

58

28.03.1970

23:02

Gediz (KÜTAHYA)

IX

7.2

1086

19291

59

19.04.1970

15:29

Gediz (KÜTAHYA)

VIII

5.8

-

1360

60

23.04.1970

11:01

Demirci (MANİSA)

VIII

5.6

-

411

61

12.05.1971

08:25

BURDUR

VIII

5.9

57

3227

62

22.05.1971

18:43

BİNGÖL

VIII

6.8

878

9111

63

06.09.1975

12:20

Lice (DİYARBAKIR)

VIII

6.6

2385

8149

64

24.11.1976

14:22

Muradiye (VAN)

IX

7.5

3840

9232

65

05.07.1983

15.01

Biga (ÇANAKKLAE)

VIII

6.1

3

85

66

30.10.1983

07:12

ERZURUM - KARS

VIII

6.9

1155

3241

67

18.09.1984

15:26

Balkaya (ERZURUM)

VIII

6.4

3

570

68

05.05.1986

06:35

Doğanşehir (MALATYA)

VIII

5.9

7

824

69

06.06.1986

13:39

Doğanşehir (MALATYA)

VIII

5.6

1

1174

70

07.12.1988

09:41

Kars (ERMENİSTAN)

X

6.9

4

546

71

13.03.1992

19:08

ERZİNCAN

VIII

6.8

653

8057

72

15.03.1992

18:16

Pülümür (TUNCELİ)

VII

5.8

-

439

73

06.11.1992

21:08

Doğanbey (İZMİR)

VII

6.0

-

55

74

28.01.1994

17:45

MANİSA

VI

5.1

-

44

75

01.10.1995

17:57

Dinar (AFYON)

VIII

6.1

90

44

76

05.12.1995

18:49

Kığı (TUNCELİ)

VI+

5.7

1

-

77

14.08.1996

01:55

Mecifözü (AMASYA)

VI+

5.6

1

2606

78

22.01.1997

17:57

ANTAKYA

VI+

5.4

1

1841

79

13.04.1998

18:14

Karlıova (BİNGÖL)

VI

5.0

-

148

80

27.06.1998

16:55

Ceyhan (ADANA)

VIII

6.2

146

31463

81

17.08.1999

03:01

Gölcük (KOCAELİ)

X

7.8

17480

73342

82

12.111999

18:57

DÜZCE

IX

7.5

763

35519

83

06.06.2000

05:41

ÇANKIRI

VII

6.1

1

1766

84

15.12.2000

18:44

Sultandağı (AFYON)

VII

5.8

6

547

85

25.06.2001

16:58

OSMANİYE

VII

5.5

-

66

86

03.02.2002

09:11

Çay - Sultandağı (AFYON)

VII

6.4

44

622

87

27.01.2003

07:26

Pülümür (TUNCELİ)

VII

6.2

1

50

88

01.05.2003

03:27

BİNGÖL

VII

6.4

176

6000

89

25.03.2004

21:30

Aşkale (ERZURUM)

VII

5.6

9

1280

90

02.07.2004

01:30

Doğubeyazıt (AĞRI)

VII

5.1

17

1000

                 
 

KAYNAKLAR:

 

1.B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Arastirma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi

 

2. http://www.sondepremler.info/

 
 

TÜRKİYE’DE HEYELAN VE YER GÖÇMELERİ

Yerin yapısını meydana getiren tabakaların ,toprak örtüsünün yada ana kayanın bir parçasının bulunduğu yerden koparak eğim doğrultusunda hareket edip daha aşağıda birikmesi, yer değiştirmesidir. Yer değiştiren bölüm yüzeyi meydana getiren toprak örtüsü olduğunda TOPRAK KAYMASI, toprakla beraber altta bulunan tabakaların, kayaların, yer değiştirmesine HEYELAN denir. Yurdumuzda çok sık olarak meydana gelen bir afet çeşididir.

Yurdumuzda ilkbahar yağışları ve beraberinde yaşanan kar erimeleri nedeniyle toprağın suyla doygun hale gelmesidir.Heyelanların özellikle ilkbahar aylarında meydana geldiği görülmektedir.Bu nedenle ülkemizde heyelanların %65’i ilkbahar mevsiminde meydana gelir.Karadeniz Bölgesi özellikle yılın her döneminde bol yağış alması, arazinin engebeli oluşu ve yamaç eğiminin fazla olması nedeniyle heyelanların en fazla görüldüğü bölgemizdir.Yılık yağışın az olduğu ve volkanik arazilerin yaygın olduğu alanlar heyelanların az oluştuğu alanlardır. En az görüldüğü bölgemiz Güney Doğu Anadolu Bölgesi’dir.

HEYELAN OLUŞUMUNDA ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER

A.JEOLOJİK FAKTÖRLER:1.Yer çekimi2.Ana kaya özellikleri ve toprağın cinsi3.Tabakaların uzanış biçimi4.Eğim5.Bakı6.Deprem

B.METEOROLİK FAKTÖRLER:1.Yağış2.Don

C.BEŞERİ FAKTÖRLER:1.Maden ocağı açma 3.Yol yapımı, bina yapımı, kanal, tünel vb. çalışmalarda yapılan yamaç hafriyatları

OLUŞ BİÇİMİNE GÖRE HEYELAN ÇEŞİTLERİ

1.AKMA BİÇİMİNDE: Kütlenin, (toprak örtüsü)  çamur şeklinde eğim doğrultusunda akmasıdır.

2.KOPMA BİÇİMİNDE: Tabaka veya tabaka paketlerinin kopmasıyla oluşan kaymalardır Eğimin fazla olması, yeterli suyun bulunması, killi yapıların olması ve tabakaların eğim doğrultusunda uzanması toprak kayması ve heyelan oluşumunu kolaylaştırır

HEYELANLARIN SONUÇLARI

1.İnsan kaybı

2.Hayvan kaybı

3.Tarımsal arazilerde ve tarım ürünlerinde oluşan hasarlar

4. Erozyon artar,toprak kaybı artar

5.Mesken hasarları

6.Kara ve demir yollarında oluşan hasarlar

7.Mal ve hizmetlerin nakledilmesinde oluşan olumsuzluklar

8.Baraj, tünel ve kanal çalışmalarına verdiği hasarlar

9.Arazi mülkiyeti açısından oluşan anlaşmazlıklar

10. Akarsu vadilerinin önünü kapatarak heyelan set göllerinin oluşmasını sağlar. (Sera, Tortum,Yedigöller,Abant,Zinav)

11. Su ,elektrik ve haberleşme hatları zarar görür.

YER GÖÇMELERİ: Yamaç alt kısımlarının akarsu yada denizler tarafından oyulması,karstik alanlarda oluşan oyuntuların çökmesi yada maden ocaklarının çökmesi ile meydana gelir.Toroslar ve Zonguldak çevresinde yaygın olarak yaşanmaktadır.

 

KONUYA İLİŞKİN AYRINTILAR,GÖNDERİLERİNİZ VE SORULARINIZ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ



 

 

Yorumlar

avatar ece
0
 
 
süperrrr ödevime çok yardımcı oldu
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar barış
0
 
 
süpeeerr
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar izmirli
0
 
 
Çok güzel bir site çok yardımcı oldu tebrikler
Pazartesi 05 Ocak 2009, 20:18
Gönderiyi Cevapla
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar selen
0
 
 
Ama bana 3 büyük deprem lazım
Perşembe 08 Ocak 2009, 11:50
Gönderiyi Cevapla
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Engin Ok
0
 
 
Tabloda deprem büyüklükleri ve can kaybı verilmiştir.
Daha ayrıntılı bilgilere
www.koeri.boun.edu.tr/sismo/default.htm
adresinden ulaşabilirsiniz.
Perşembe 08 Ocak 2009, 17:43
Gönderiyi Cevapla
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Email (Doğrulama & Cevaplar)
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
LAST_UPDATED2
 
© 2007-2010 ..::Coğrafyam ve Hayat'a Hoşgeldiniz::.. |Sitemizde bulunan içerikler izin alınmadan başka bir ortamda herhangi bir amaçla kullanılamaz.Sitemizde bulunan yazı ve yorumların yasal sorumlulukları yazarlarına aittir.Telif Hakkı © 2010 cografyamvehayat